Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Kpss Tarih Notları

Sanayi İnkılabının Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri neler olmuştur?

Sanayi Devrimi, 18.yy’da İngiltere’de başlayıp sonrasında Batı Avrupa’ya yayılmış, yeni üretim tekniklerinin geliştirildiği ve buharlı makinelerin kullanımının başladığı dönemdir. Bu dönemde atölyeler ve basit el aletleri ile iç ihtiyacını karşılamaya çalışan her ülke gibi Osmanlı Devleti de üretimde makine kullanan ülkeler için bir pazar haline dönüşmüştür. Avrupa’nın makineleşen endüstrisinin yüksek emek verimliliği ve düşük fiyata sahip ürünleri devletin içinde üretim yapan eski tip atölyeleri zorlamış ve büyük kısmının da kapanmasına sebep olmuştur.  Üst üste gelen savaşlardan

sonra devletin işleyişinin bozulmuş olmasına Sanayi Devrimi’nin ekonomik etkileri de eklendiğinde Osmanlı yöneticileri için çeşitli reformlar kaçınılmaz olmuştur. Dönemin padişahı II. Mahmud özellikle devletin vergi gelirlerini arttırmaya yönelmiştir. Bunun için taşrada vergi toplamakla yükümlü olan fakat topladıkları vergiden aldıkları yüksek pay ile devletin piyasanın genel büyüklüğüne oranla çok düşük oranda(%3) vergi toplayabilmesinin sebebi olan mültezim ve ayanların gücünü zayıflatmaya yönelmiştir. Bununla birlikte gelişen iletişim ve ulaştırma teknolojisi sayesinde merkezi devletin otoritesi ve gelirleri büyük ölçüde artmıştır. Mehmed Ali Paşa ve Rusya gibi sorunlardan ötürü Osmanlı’nın İngiltere’ye yaklaşmasını sağlayan Baltalimanı Antlaşması ile birlikte devletin dış ticaretteki kontrolü kısıtlanmış ve devlet olağanüstü vergiler ya da sınırlamalar uygulama hakkından vazgeçmiştir. 1850’lerden itibaren Avrupa sermayesi, dış ticareti geliştirmeye yönelik demiryolu gibi altyapı yatırımlarına yönelmiştir. 19. Yüzyılın sonlarına doğru Avrupa finans piyasalarından borç alınmaya başlanmıştır. Hızlı borçlanma süreci, Osmanlı Devleti’nin borçlarını ödeyemez duruma gelmesine ve Düyun-ı Umumiye İdaresi yoluyla gelir kaynaklarının bir bölümünü kaybetmesine yol açmıştır. Düyun-ı Umumiye İdaresi’nin şehirlerde ve taşrada kurduğu kalabalık örgütlenme ve tarımsal üretime sağladığı destek sonucu bir dönem devletin gelirleri, borç ödemelerini aşmıştır. Fakat sonrasında 20. yüzyılın başlarından itibaren daha sık ve daha büyük miktarlarda dış borç alınmaya başlandı. Her yeni borçlanma için Avrupalı devletlere yeni ödünler vermek zorunda kalındı.

Yararlanılan Kaynaklar:

Şevket Pamuk, Türkiye’nin 200 İktisadi Tarihi, İş Bankası Kültür Yayınları, 2014

Yorum ekle