Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Site İçi Arama

Osmanlı Venedik Savaşı

XV. yüzyılda başlamıştır. Osmanlı devleti kurulduğu sıralarda Venedikliler Akdeniz ve Ege denizi kıyılarına, Boğazlara, İstanbul’un bir bölümüne yerleşmişler, buralarda koloniler ve pazar yerleri kurmuşlardı, Osmanlı ordularının Balkanlarda ilerlemeleri Venediklileri kuşkuya düşürmüştür. Edirne'de hükümdar olan Yıldırım Bayezit’in oğullarından Süleyman Çelebi, akıncı birlikleriyle Venediklilere bağlı şehirleri vurdurdu (1409). Venedikliler, bu saldırıların önüne geçmek için Süleyman Çelebiye

elçi gönderdiler. Her yıl 1600 duka altını vermek koşuluyla akınları durdurdular. I. Mehmet zamanında Venediklilerin düşmanca davranışları üzerine 30 kadırga kaldırıp savaş hazırlıklarına başladı. Sonbaharda padişah ve Kapıkulu askeri Edirne’ye gidip kışı orada geçirdiler. Avusturya elçisine, Yanıkkale teslim edilirse, barışın yenileneceği söylendi. Elçinin «Kale kılıç ile alınır» karşılığını vermesi üzerine, seferde görev alacak olanlara Belgrad’da bulunmaları bildirildi. Ordu Edirne’den yürüyüşe geçerek mayıs başlarında Belgrad’a gelindi Padişah burada kaldı. Yanıkkale'nin alınması için Merzifonlu Kara Mustafa Paşa serdar atandı. Ordu ileri yürüyüşe geçti. Kırım hanı, Erdel, Eflak, Boğdan beyleri de tüm kuvvetleriyle orduya katıldılar. Büyükvezir, Viyana’yı almak istiyordu. Büyük bir savaş meclisi toplayıp Viyana üzerine gidilmesine karar aldırdı. Kırım hanı ile İbrahim Paşa, buna karşı çıktılarsa da etkili olamadılar.Osmanlı ordusu, temmuz ortalarında Viyana önlerine geldi. İmparator daha önce, Avrupa devletlerinden yardım almak için Viyana’dan ayrılmıştı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Viyana komutanına bir mektup göndererek şehrin teslimini istedi, fakat önerisi kabul edilmedi. Bunun üzerine, Viyana kuşatılarak savaş başladı. Ordu sefere çıkarken Viyana üzerine gidilmeyeceği için bu kez de ağır toplar getirilmemişti. Surlar ve kaleler top ateşine tutuldu. On sekiz büyük saldırı yapıldı. Viyana, çok güçlü bir kale idi. Türk askerlerinin kahramanca savaşmalarına karşılık, Viyanalılar da canla başla karşı koyuyorlar, açılan gedikleri hemen kapatıyorlardı. İki ay geçtiği halde kale alınamadı. Büyükvezir, önemli bir gedik açılamadığından kesin saldırı emrini veremiyordu. Merzifonlu’nun zengin Viyana şehrini yağmadan kurtarmak için teslim olmasını beklediğini, bu yüzden boşatmayı uzattığını ileri sürerek onu suçlu bulanlar da vardır. Kuşatmanın uzaması düşmana zaman kazandırdı. Papanın kışkırtmasıyla Avusturyalılardan, Alınanlardan ve Lehlerden oluşan bir ordu hazırlandı. Bu ordu Leh kralı Jan Sobieski’nin komutasında Viyana’nın yardımına geldi. Bu sırada Osmanlı ordusunda yiyecek sıkıntısı başlamış, asker de yorulmuştu. Büyükvezir, Viyana’nın yardımına büyük bir ordunun geldiğini zamanında haber aldı. Bu orduyu Tuna ırmağından geçirmemek için Kırım hanını görevlendirdi. Fakat Kırım hanı, büyükvezirle arası açık olduğu için, düşmanın köprüden geçmesine engel olmadı. Viyana yakınlarına gelen düşman birlikleri, Kalenberg dağının eteklerinde toplandılar. Büyükvezir de savaşa hazırlandı. Osmanlı ordusunun sağ kanadında Budin beylerbeyi İbrahim Paşa, sol kanadında Kırım hanı, merkezde büyükvezir bulunuyordu. Savaş başlar başlamaz, Osmanlı ordusunun iki kanadı da bozuldu. Merzifonlu, akşama kadar kahramanca savaştıktan sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı. 300 top, 15 000 çadır, ordu hazinesi, bütün araç ve gereçler düşmana kaldı. 10 000 şehit verildi. Bu yenilgi, Osmanlı tarihinin önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Sponsor Bağlantılar

   

Tarih,Edebiyat,Genel Kültür...

Dogru Ve Güncel Bilginin Adresi.

http://www.ataturkilkeveinkilaplari.com/