Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Site İçi Arama

Sevr Antlaşması

Mondros Antlaşması sonrasında, 1919 yılının ilk ayında toplanan Paris Barış Konferansı, Osmanlı Devleti topraklarının paylaşılması konusunun sürdürüldüğü sıralarda Boğazların uluslararası bir düzene getirilmesi, Mezopotamya bölgesi kapsamının Türkiye'den ayrılması ve Doğu Anadolu’da bir Ermenistan devletinin kurulmasını ön olarak karara bağlamıştı. Ayrıca Osmanlı topraklarının üzerindeki pay isteme görüşmelerinde istekler savunulmuştu. Yunanistan temsilcisi Venizelos, Trakya’nın ve Batı Anadolu’nun kendilerine verilmesini, Emir Faysal,

Arabistan’ın istiklalini ve Suriye, Irak, Cezire,. Hicaz, Necid ve Yemen’de Arap bağımsız devletleri kurulmasının gereğini öne sürmüştü. Ermeni temsilcileri, Anadolu’nun doğu bölgelerinin büyük bir bölümünde payları olduklarını sınır çizerek belirtmişlerdi. itilaf Devletlerinin Anadolu topraklarının birçok bölgelerinde yerleştikleri yörelerin dışında yeni istekleri vardı. Türk Kurtuluş Savaşı başlayınca Paris Konferansında Türklerin barış koşullarını öğrenerek saptama yapmanın uygunluğu belirlenmişti. Paris Barış Konferansı’nın 17 Haziran 1919 günkü toplantısına katılan Sadrazam Damat Ferit Paşa, Anadolu’da bir Ermenistan devletinin kurulması için görüşmelere hazır olduğunu, Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını kabul edemeyeceğini, Arap yönetim bölümüne özerklik verilmek koşuluyla Türk yönetiminde kalmaları gerektiğini istemekle çelişki içinde olduğunu ortaya koymuş oluyordu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve sirkülerle dünya devletlerine duyurulması sonrasında, Türklerden artık bağımsız bir devlet biçiminde süreklilik göstermeye güçleri kalmadığı, dünya kamuoyunda yaygınlaştırılmıştı, önceden görüldüğü biçimde bu görüşe katılan az sayıdaki Türklerin savundukları manda önerileri olmuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nın imzalanması öncesinde, 18 Haziran 1920 günü,Türk topraklarının paylaşılmasına karşı koyacaklarını tüm dünyaya açıkladı.

İtilaf Devletlerinin, San Remo'da 24 Nisan 1920 günü saptadıkları barış koşulları, 11 Mayısta İstanbul Hükümeti temsilcileri kuruluna incelenmek için verildi. Kurulun antlaşma koşullarına karşı çıkmasına karşın, İstanbul’da padişahın başkanlığında toplanan Saltanat Şürası'nda oylanarak Rıza Paşa’nın kullandığı red oyu dışında kabul edilmişti. Hadi Paşa, Filozof Rıza Tevfik, Bern Elçisi Reşat Halis Beylerden oluşturulan kurul, bir Fransız savaş gemisiyle Fransa'ya giderek Paris’in Sevr mahallesinde, 10 Ağustos 1920 günü Sevr Antlaşması’nı imzaladı.

 

Sevr Antlaşması’na göre, başlıca kararlar aşağıda özet olarak yer aldığı biçimde sıralanıyordu:

1.İstanbul, Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalacak, azınlıkların haklarının korunmaması halinde İstanbul Türklerin elinden alınacaktı.

2.Boğazlar Bölgesi, adıyla Marmara çevresini içeren kuşak, Trakya’da Türkiye’ye ayrılan topraklarla, Çatalca’nın üstünden geçen bir hat çiziyor ve Batı Anadolu’da Burhaniye’den başlayarak Manyas Gölü’nün güneyinden, Bursa ve İznik'in kuzeyinden Sapanca Gölü’nün batı ucundan geçen ve hattın batısında kalan bölge oluyordu. Boğazlar Bölgesi, İtilaf Devletlerine ait ve denetiminde olacaktı. Boğazlar, savaş zamanında bile tüm devletlerin gemilerine açık tutulacak, merkezi İstanbul’da olan Boğazlar Yarkurulu adıyla çalışacak bir kurul kurularak, ayrı bütçesi ve ayrı bayram olacaktı.

3.Batı Anadolu’da Tire, Söke, Ödemiş, Tur¬gutlu, Akhisar, Kırkağaç ve Burhaniye’nin yakınından geçen hat, bu hattın batısında kalan bölge, Türk egemenliği altında kalmasına karşın, egemenliği kullanma hakkı ve İmroz, Bozcaada adaları da Yunanistan’ın egemenliğine bırakılıyordu.

4.Silifke, Ulukışla, Afyonkarahisar ve Kütahya’dan geçerek Balıkesir’e dek uzanan bir hattın güneyinde kalan Antalya ve Konya dahil Anadolu’nun güneybatı bölümü İtalya’ya veriliyordu.

5. Güneydoğu Anadolu’da Osmaniye’den başlayarak Mardin, Urfa, Gaziantep, Diyarbakır, Elazığ, Sivas ve Tokat’a dek uzanan bölgelerle Suriye, Fransız yönetimine bırakılıyordu.

6.Arabistan ve Mezopotamya kapsamı, İngiliz yönetimine veriliyordu.

7.Doğu Anadolu illerinin bir bölümünde bağımsız bir Ermenistan devleti kurulması öngörülürken, Türkiye ve Ermenistan arasındaki sınır saptaması Birleşik Amerika Devletleri Başkam Wilson’un hakemliğinde belirlenecekti.

8.İstanbul’da çalışacak bir yarkurul, Doğu Anadolu’nun Türk illerini Kürdistan adı atında örgütlenmesi için bir özerklik yönetiminin taslağım düzenleyecekti.

9.İç Anadolu’nun ve Karadeniz kıyı kentinin bir bölümü, Türk yönetimine bırakılıyordu.

Sevr Antlaşması’nda sıralanan bu kararların dışında askeri uygulamaların kısıtlanması, azınlıklara geniş haklar getiren koşullar ve kapitülasyonlardan tüm devletlerin yararlanmaları da ayrı ayn belirtiliyordu.Yürürlüğe girmeyecek olan Sevr Antlaşması kararları, Osmanlı Devleti'ni tutsaklığa indirecek ve parça parça bölecek niteliği tam olarak yansıtır.

Yorum ekle