Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Kpss Tarih Notları

Birinci Düzce Ayaklanması (13 Nisan-31 Mayıs 1920)

Mütarekeden sonra İstanbul’da başlayan milliyetçi hareketler, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin aldığı kararlardan cesaretlenip faaliyetlerini genişletmiş, Anadolu'da gelişen milli Orduya silah ve adam temin etme işini hızlandırmıştı. Buna karşılık İstanbul hükümeti de her fırsattan faydalanarak Anadolu'daki fesat yuvalarını genişletmeye çalışıyordu.

İşte İstanbul hükümeti tarafından desteklenen gerici propagandanın Adapazarı bölgesinde ilk belirtileri daha 28 Ekim 1919'da henüz İstanbul - Eskişehir demiryolunun İngilizler tarafından kontrol altında bulundurulduğu tarihte başladı. Adapazarı'na bağlı Akyazı nahiyesinde Çerkez eşrafından Tulustan Bey, Çerkez Bekir Bey ve Beslan adında bir tahsildar birleşerek ayaklandılarsa da bastırıldılar. Tam bu sırada Düzce

mahkemesince sürgün cezasına çarptırılan bir şaki ve üç arkadaşı jandarmaların elinden 30 atlı Çerkez tarafından alındı. Hep birlikte Düzce’yi bastılar. Herkesin gözü önünde Düzce Hakimini öldürdüler. Eşkiya ile birlikte jandarmalar da halka zulmetmeğe başladı, çünkü jandarmaların çoğu askere yazılan eski dağ eşkıyası idiler.Asayişi temin için gönderilen Binbaşı Mahmut Nedim, kaypak karakterli bir komutan olduğu için hem İstanbul’u hem de Anadolu’yu idare etmeğe çalıştı. Buna rağmen ilkin isyanı bastırmağa muvaffak oldu.

Müfreze komutanı Binbaşı Mahmut Nedim in yumuşak tutumundan cesaret alan özel menfaat düşkünü bir takım kötü niyetli adamlar, bölgedeki gizli faaliyetlerine hız verme imkanını bulmuşlardı. Bu kimseler, İstanbul Hükümetinin ve İngilizlerin de yakın desteğini görüyorlardı. İşte bu hava içinde gelişen ve zemini uygun bulan Düzce ayaklanması, nihayet 13 Nisan 1920’de patlak verdi.Asilerin elebaşları, Kafkasya’nın ileri gelen ailelerinden Berzek Safer, Düzce Çerkez beylerinden Vahap, Emekli Jandarma Yüzbaşısı Çerkez Koçbey, Emekli Jandarma Binbaşısı Maan Ali idi. Bunlardan Berzek Safer İlçe Maymakamı, Maan Ali Jandarma Komutanı, Vahap iaşe ve ikmalci, Koçbey de belediye başkanı olmuşlardı.

İsyanın Bolu ve dolaylarına kadar genişlemesi, Ankara'da endişe ile izleniyordu. Biga ayaklanmasının bastırılmasından alınan tecrübelerin ışığında Ankara daha uyanık daha köklü tedbirler almak zorunda kalmıştı. Düzce isyanının ikinci günü, 14 Nisan 1920’de Beypazarı halkı toplanarak «ahali ve padişah nerede ise, biz de oradayız» diye bağırarak ilçenin içindeki askeri depoyu basıp silahlarını yağmaladılar ve ilçeyi ellerine geçirdiler. Bu suretle Padişahı öne sürerek harekete geçen asiler kısa zamanda bütün bölgeyi ele geçirdiler.Nihayet 24. Tümen Komutanı Yarbay Mahmut, bizzat Mustafa Kemal Paşa'dan aldığı emir üzerine harekete geçti. Uzun boylu çarpışmalar oldu. Ayaklanma bir türlü bastırılamadı. Ayaklanmanın kısa zamanda Beypazarı - Gerede - Safranbolu’ya kadar yayılması ve bu yerlerin Ankara'ya pek yakın olmalarından dolayı, Mustafa Kemal Paşa, endişe duymaya başladı. Bu yüzden bölgedeki bütün birliklere sıkı emirler verip ayaklanmanın bir an önce bastırılmasını istedi.Harekata katılan komutanlar içinde Yarbay Arif büyük yararlıklar gösterdi ve sonunda ayaklanma bastırıldı.

İkinci Düzce Ayaklanması (8 Ağustos-23 Eylül 1920)

Düzce ve Bolu civarında sindirilen asiler, Ankara hükümetinin Yozgat civarındaki karışıklıkla uğraşmak zorunda kalması üzerine yeniden harekete geçtiler. Çerkez ve Abazaların idare ettiği bu ayaklanma da büyük güçlüklerle bastırılabildi.

Yorum ekle