Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Site İçi Arama

İnkılap Tarihi

Kars Antlaşması

(13 Ekim 1921)

•Kars Antlaşması, Moskova Antlaşması’nın bir tekrarı niteliğindedir.

•Doğu sınırlarımız bu antlaşma uyarınca küçük değişikliklerle yeniden çizildi ve kesin şeklini aldı.

•Sovyet Rusya’dan sonra Kafkas Cumhuriyetleri de Misakımilli’yi kabul etti.

•Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ile dostluk

Devamını oku...

Türk  Sovyet İlişkileri ve Moskova Antlaşması

(16 Mart 1921)

Bolşevizm’in (Komünizm) ülkelerinde yayılmasından endişe duyan İtilaf Devletleri, eski dostları olan Rusya’ya karşı cephe almışlardı.

Anadolu ve Boğazların İngilizlerin veya başka güçlü bir devletin eline geçmesinden endişe duyan Sovyet Rusya, Anadolu’daki Milli Hareketi destekledi.

Sovyet Rusya, aynı zamanda kendi rejimini de Türkiye’de yerleştirmek istiyordu.

TBMM Hükümeti ise, İtilaf Devletleri ile yaptığı savaşlarda

Devamını oku...

Moskova  Antlaşması

Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Sovyetler arasında yapılmıştır.

(16 Mart 1921)Kurtuluş savaşında doğuda Ermenilere, batıda Yunanlara karşı Birinci İnönü savaşında başarı sağlanması ve İtilaf devletlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini Londra konferansına çağırmaları üzerine, Sovyetler ile Moskova'da bir antlaşma imza

Devamını oku...

İstiklal Marşının Kabulü

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ (12 MART 1921)

Osmanlı Devleti'nde Milliyetçilik anlayışı olmadığından dolayı tarih boyunca Osmanlı Devleti'nin Milli bir Marşı olmamıştır. Nerdeyse 600 yıl kadar hüküm sürmüş olan büyük bir devletin Milli Marşının olmamasına rağmen, Avrupa'da yeni kurulan devletlerin bile Milli Marşlarının olması Osmanlı Devleti'nde Milliyetçilik anlayışının olmadığının bir göstergesidir.

23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından hemen sonra Milli Eğitim Bakanlığı, İstiklal Savaşı’nın anlam ve önemini belirtecek ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığının sembolü olacak milli bir marşının olması gerektiğini anlamış ve bu sebepten dolayı çalışmalar yapmaya başlamıştır. 1921 yılının başında bir yarışma açılmasına karar verilmiştir. Yarışma sonucunda toplanan şiirlerden en güzeli Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli Marşı olarak kabul edilecektir. Ayrıca yarışmanın sonucunda kazanan şahsa o dönemin şartlarında gerçekten çok büyük bir meblağ olan 500 Tl civarında bir para ödülü verileceği bildirilmiştir.

Ülke içerisine duyurular yapılmış, toplumun her kesimine bu yarışmanın duyurulması sağlanmaya çalışılmış ve katılımın hat safhada olması konusunda gerekli önlemlerin alınması başlatılmıştır. Ülkemizin işgal altında olduğu, kısıtlı iletişim imkânları ile ancak duyurulabilen bir ortamda, Kurtuluş Mücadelesinde harap ve bitap düşmüş, okuma yazma oranının çok düşük seviyelerde olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Halkının bu yarışmaya katılımının düşük olacağı beklenmiştir. Nitekim de öyle olmuştur. Yarışmaya katılacaklara 6 ay gibi uzun bir süre tanınmasına rağmen düzenlenen bu yarışmaya ancak 724 adet şiir aday olmuştur.

Dönemdeki ismi ile Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) bu şiirleri değerlendirmek için bir komisyon oluşturmuştur. Yarışmaya katılan 724 şiir teker teker okunmuş ve içlerinden 6 adet şiir elemeyi geçip Meclis Matbaası tarafından bastırılıp milletvekillerine dağıtılmıştır.

Dönemin Milletvekillerinden Mehmet Akif Ersoy yarışmada para ödülü olduğundan dolayı yarışmaya katılmak istememiştir. Dönemim bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver Bey Ankara’da yaşayan Mehmet Akif Ersoy’a 5 Şubat tarihinde para konusunun çözümlenebileceğini, endişe edilmemesi gerektiğini ve yarışmaya mutlaka kendisinin de katılması gerektiğine dair bir mektup yazmıştır. Bunun üzerine Mehmet Akif Ersoy "Ben mebusum, müsabakaya katılmam. Ayrıca çok istiyorsanız da bir şiir yazıp size veririm" diyerek para konusundaki hassaslığını bildirmiş ve evinde bir şiir yazarak “Kahraman ordumuza" ithaf ettiği şiiri, Maarif Vekaleti' ne teslim etmiştir. Çok beğenilen bu şiir seçilen 6 şiire ilave olarak yarışmaya katılmıştır.

Yapılan oylamalar sonucunda yarışma sonuçlanmış, en beğenilen ve anlamlı şiir olarak Maarif Vekil Hamdullah Suphi Bey tarafından büyük bir coşku ile okunan Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı şiir büyük tezahürat ve alkışlar eşliğinde, oybirliği ile yarışmanın birincisi olarak 12 Mart 1921 tarihinde seçilmiştir.

İstiklal Marşı olarak kabul edilen bu şiir Meclis kürsüsünde birkaç kez daha okunmuştur. Yazılan bu güzel ve anlamlı şiirden etkilenen bütün milletvekilleri ayakta heyecanla yeni marşımızı dinlemişlerdir. Aradan bir kaç gün geçmesinden sonra Meclis yetkilileri yarışmanın birincisine verilmesi icap eden para ödülünü vermek üzere Mehmet Akif Ersoy'a gitmişlerdir. Mehmet Akif Ersoy bir kez daha böyle bir parayı asla kabul edemeyeceğini "Ben müsabakaya girmedim. Bu para benim hakkım değildir ve bana aitte olamaz" sözleri ile tekrar ifade etmiştir. Meclis yetkilileri ise ısrarlarını sürdürerek "Bu parayı devletimizin kasamızda tutamayız. Lütfen siz alın, isterseniz bir yere bağışlarsınız" diyerek yarışma ödülünü Mehmet Akif Ersoy'a teslim etmişlerdir. Mehmet Akif Ersoy bunun üzerine yarışmadan kazandığı ödülü hastanede yatmakta olan gazilerimize bağışlamıştır.

KURTULUŞ SAVAŞI'NA YÖN VEREN KONGRELER

Kurtuluş Savaşı'na yön veren tüm kongreler aşağıda belirtilmiştir.

14 Kasım 1918 tarihinde yapılan 1’inci Kars Milli İslam Şurası

30 Kasım 1918 tarihinde yapılan 2’inci Kars Milli İslam Şurası

17-18 Ocak 1919 tarihinde yapılan 3’üncü Kars Milli İslam Şurası

17-19 Mart 1919 tarihinde yapılan İzmir Müdafaa-i Hukuk–ı Osmaniye Cemiyeti Kongresi

28 Haziran-12 Temmuz 1919 tarihinde yapılan 1’inci Balıkesir Kongresi

Devamını oku...

Sponsor Bağlantılar

   

Tarih,Edebiyat,Genel Kültür...

Dogru Ve Güncel Bilginin Adresi.

http://www.ataturkilkeveinkilaplari.com/