Türkçülük

TÜRKÇÜLÜK NEDİR?

Türkçülük akımı II. Meşrutiyet döneminde bir kültür akımı olarak ortaya çıkmıştır. 19’uncu yüzyılın ortalarında Avrupa’ya öğrenime gönderilen Tanzimat Dönemi gençleri ve sürgüne gönderilen Genç Osmanlılar batılı Türkologların yaptıkları çalışmalardan etkilenmişlerdir.

Osmanlıcılık ve İslamcılık akımında başarı elde edilememesi neticesinde, Türkçülük akımı zamanla siyasal bir nitelik kazanmaya başlamıştır. Tarihte Türkçe konuşulan yerlerdeki ulusların Türk kökenli olduğu savunulmuştur. Bu birliğin sağlanabilmesi için ise Türklerin tarihleri incelenmiş, tarihte aynı dil, din, ülkü ve soy birliğini sağlayan Türk topluluklarının bir çatı altında birleştirilmesi gerektiği düşüncesi kabul edilmiştir. Türkçülük akımın ana hedefi bu olmuştur. Osmanlı Devleti’nin kurtuluşunun ancak Türkçülük kavramının kabulü ve çizdiği yollarda gidilerek sağlanabileceği düşünülmüştür. Yapılan politikalar, çalışmalar bu düşünce yapısının çerçevesinde gelişmeye başlamıştır.

Türkçülük akımının güçlenmesindeki etkenler kısaca şu şekilde özetlenebilir:

1. Osmanlıcılık ve İslamcılık akımının beklenen etkiyi yaratmaması ve başarısızlıkla sonuçlanması bu akımın güçlenmesini sağlamıştır.

2. Yönetimi ellerinde bulunduran İttihatçılar Türkçülük akımını desteklemişlerdir.

3. Bağımsızlıklarını kazanan Balkan uluslarının birleşerek Osmanlı Devleti’ne saldırması ve yapılan mücadelelerde birçok Türk’ün mağdur olması, zorluklarla karşılaşması, halkın bu akıma doğru yönelmesini sağlamıştır.

4. Avrupa’da görülmeye başlayan milliyetçilik akımları ve Avrupalı Devletlerin Osmanlı Devleti’ndeki azınlıkları, gayrimüslimleri kışkırtma faaliyetleri sonucunda iki topluluk arasında meydana gelen üzücü olaylar, halkın bu akım etrafında toplanmasını hızlandırmıştır.

5. Rusya ve Avrupa’da yaşayan Türklerin baskılar sonucunda Anadolu’ya göç ettirilmeleri, meydana gelen bu göçün başlama sebepleri, halkın yaşadığı büyük sıkıntılar, Osmanlı topraklarında yaşayan Türk halkının milli duygularını kabartmış ve bu akıma yönelmelerini sağlamıştır.

Türkçülük akımının en önemli kişilerinden biri olan Ziya Gökalp fikirleri ile Türkçülüğü şekillendirmiş, Jön Türk ideolojisiyle Tük inkılâbı arasında güçlü bağlar kurmuştur. Türkçülük akımına bilimsel ve toplumsal bir boyut kazandırmayı başarmıştır.

Ziya Gökalp’e göre Osmanlı Devleti’nin kurtuluşu ve eski gücüne kavuşması üç temel esas üzerine meydana gelebilecektir.

Bu esaslar kısaca şu şekilde özetlenebilir:

1. Toplumun aynı dilde, ahlakta, sanatta, hukukta vb. unsurlarda her daim Türk kültürüne bağlı kalınması,

2. Toplumun İslam ümmetinden olduğunun unutulmaması ve bu düşünceye sadık kalınması,

3. Bilim, teknik, teknoloji vb. alanlarda her zaman Batı’nın örnek alınması ve çalışmaların bu doğrultuda yapılması gerekliliğidir.

Bütün bu yollarla Türkçülük akımından destek alan ve her fırsatta Türkçülük akımını destekleyen İttihat ve Terakki Partisi, bütün Türkleri tek bir bayrak altında birleştirmeyi amaçlayan Turancılık (Pantürkizm) düşüncesini benimsemiş ve bu doğrultuda Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına girmesini sağlamıştır. Kaybedilen bu savaş neticesinde böyle bir fikrin mümkün olmayacağı, yalnızca bir hayal olabileceği, imkansız bir düş olabileceği anlaşılmıştır.

Bunun yanı sıra Mustafa Kemal tarafından başlatılan Anadolu Milliyetçiliği düşüncesi halk tarafından benimsenmiş ve Kurtuluş Mücadelesi Milliyetçilik düşüncesinin etrafında gerçekleşmiştir.



Yorum ekle