Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması

24 Temmuz 1923 Esas Antlaşma 143 maddedir. Boğazlar ve Trakya konulan İse ayrı birer metinle düzenlenmiştir. "İkamet ve Adli Selahiyet", "Ticari İşler", "Türk Rum Azınlık Değişimi" "Savaş Esirlerinin Karşılıklı Geri Verilmesi", "Af", "Yunanistan’daki İslam Malları", "Sağlık İşleri", "Adalet İşleri", "Osmanlı Devleti Zamanındaki Bazı Ayrıcalıkların Düzenlenmesi "İngiliz, Fransız, İtalyan Kuvvetlerinin Türkiye'yi Boşaltmaları", "Karaağaç, İmroz, Bozcaada'nın Boşaltılması", "Yunanistan'daki Azınlığımızın Korunması", konularındaki düzenlemeler ayrı metinlerle tespit edilmiştir. Barış Antlaşmasına, sonradan

Belçika ve Portekiz de imza koymuştur. Esas antlaşma ve diğer metinlerle birlikte Lozan Barışı bir bütündür. Uzun  ve ayrıntılı biçimde yazılmış bu metinlerin hepsinin sonucu, şöyle özetlenebilir.

Sınırlar:

Güney Sınırı: Fransızlarla aramızda imzalanan Ankara Antlaşmasında gösterilen sınır kabul edilmiştir.

Irak Sınırı: Irak Sınırı sorunu çözümlenmedi. Bu konuda en önemli nokta olan Musul sorununun dokuz ay içinde İngiltere ile Türkiye arasında dostça çözümleneceği kararlaştırıldı.

Bati Sınırı : Misak-ı Milliye göre kabul edildi. Ayrıca Karaağaç ve yöresi, Yunanistan'dan alınacak savaş tazminatına karşılık elde edildi. İmroz ve Bozcaada ile Tavşan adaları tarafımızdan alındı. Diğer Ege adaları Yunanistan ile İtalya’nın egemenliğinde bırakıldı. Ancak Yunanistan; Midilli, Sakız, Nikarya ve Sisam adalarını askersizleştirecekti.

Kapitülasyonlar :

Antlaşma ile adli, mali ve İktisadi, yönetsel alanlarda yüzlerce yıl sürüp giden bütün kapitülasyonlar, tüm sonuçları ile toptan kaldırılmıştır. Türkiye'deki yabancı ticari kurumlar da, Türk kanunlarına kayıtsız-şartsız uyacaklardır.

Azınlıklar :

Bütün azınlıklar Türk uyrukludur. Doğu Trakya ile Anadolu’daki Rumlarla, Yunanistan'daki Türkler değiştirileceklerdi. Ancak İstanbul’un yerlisi Rumlarla Batı Trakya'daki Türkler bu değişime tabi tutulmayacaklardır.

Savaş Tazminatları:

Birinci Dünya Savaşı dolayısı ile bizden istenen tazminattan, geleceğe bir borç bırakılmadan ve hiç bir şey ödemeden, büyük bir başarı ile kurtulunmuştur.

Yunanistan ise, Kurtuluş Savaşı dolayısıyla Türkiye'de büyük yakıp yıkmalar ve zulüm yaptığını, bunların askerlik kurallarına, uluslararası geleneklere uymadığını, bu nedenle yaptığının tazmin edilmesi gerektiğini resmen ve açıkça kabulleniyordu. Ancak Türkiye; Yunanistan çok güçsüz ve iktisaden çökmüş durumda olmasından dolayı Savaş tazminatı hakkından, Karaağaç yöresini almakla vazgeçiyordu.

Devlet Borçtan Sorunu :

1854 yılından başlayarak, Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Batı ülkelerinden aldığınız borçlar büyük bir toplam tutuyordu. Bu borçlar, Osmanlı Devletinin parçalanması ile ortaya çıkan yeni devletlere, gelirleri oranında bölüştürülüyordu. Bize kalan bölümü ise, düzenli taksitlere ayrılmıştı. Bu taksitlerin altın veya sterlin olarak ödenmesini isteyen Batılı devletlerin önerisi kabul edilmemiş, Türk parası ya da Fransız frangı olarak verilmesi kararlaştırılmıştı. Böylece borç toplamı bir hayli azalıyordu. Borçların ödenmesi üzerinde ter türlü yabancı denetim ve gözetimine son verilmişti.

 

Boğazlar Sorunu

Dünyanın en önemli siyasal ve İktisadi konularından olan bu sorun, uzun ve şiddetli araştırmalara yol açmış olup, geçici olduğuna şüphe bulunmayan bu çözüm şu biçimdeyim.

 Boğazlar Sorunu 1936’da Montrö Antlaşmasıyla kesin olarak çözümlenmiştir. 

Boğazlardan Geçiş : Asker Olmayan Gemiler ve Uçaklar Barış zamanında geçişleri serbest. Savaşta, Türkiye tarafsız ise gene serbest Türkiye savaşta ise, tarafsız gemilere ve uçaklara, düşmana yardım etmemek şartı ile, serbest geçiş.. Ancak düşman gemilerine ve uçaklarına karşı, Türkiye istediği gibi davranabilir.

Askeri Gemiler ve Uçaklar :

Barış zamanında, Karadeniz'e doğru geçişte, Karadeniz'de sahili olan devletlerden er güçlü donanmaya sahip bulunanından daha fazla gemi ve uçak geçmeyecek. Bunun dışında, savaş gemi ve uçaklarına geçiş serbest Ancak, bu geçişlerden doğacak sonuçlar Türkiye için sorumluluk doğurmaz.. Savaş sırasında ise, Türkiye’nin tarafsız ya da savaşçı olması durumuna göre, ticaret taşıtları ancak, barış zamanındaki savaş taşıtları hakkında sınırlamaya göre hareket edecektir..

Boğazların Savunulması:

Uluslar Kurumunun garantisi altında, Boğazların iki yakası askersizleştirilecekti.Boğazlardan geçişleri düzenlemek üzere bir uluslararası kurul oluşacaktı.

Bu önemli sorunda böyle çözümlendi. Rusya, Lozan Barışının yalnız bu bölümünü imzalamıştır.

Bu barışla çözümlenmeyen Musul sorunu ile sakat olarak düzenlenen Boğazlar konusu başka bazı meselelerle birlikte, Cumhuriyet devrinde safha safha düzeltilmiştir.

Lozan Barışı önemi, Türk Devleti için büyük bir başarıdır. Bu barışla, çökmüş Osmanlı Devleti yıkıntısı üzerinde kurulu genç Türk varlığı, uluslararası düzende eşit haklara sahip, tam bağımsız ve özgür olma niteliğini, gururla kazanmıştı. 

Yorum ekle