Tarihin.com

Tarih Hayal Mahsulü Olamaz.

Site İçi Arama

Eskişehir ve Kütahya Savaşları

Yunanlılar bu büyük yenilgilerinin öcünü almak üzere dört aylık bir hazırlıktan sonra  yeni bir taarruza karar verdiler. Kral Konstantin, taarruzdan önce yaptığı basın toplantısında gazetecilere, Ankara’da mülakat için randevu vermiş, Yunan Başkomutanı Ankara'da yapılacak geçit töreninde takacağı bütün nişanlarını da yanına almıştı. Yunanlılar yaptıkları

genel seferberlikte kuvvetlerini 11 Tümene çıkardılar. Türk Genelkurmay’ı. Ordunun kesin sonuç alabilecek güce çıkarılmasını istiyordu. Bölgesel çatışmalarla oyalama hareketlerine  bel bağlamak doğru olmayacaktı. Bu amaçla işi hafifleyen merkez ordusundan alınan  süvari ve bir piyade tümeniyle, Batı Cephesi Komutanlığı takviye edildi. Yunanlılar, Anadolu’da işi daha fazla uzatmadan kesin sonuç almak amacıyla Türk Ordusuna karşı, beş tümende cepheden, altı tümenlik bir kuvvet çoğunluğuyla da güney kanattan 10 Temmuz 1921 günü saldırıya geçtiler.Üstün kuvvetlerle başlayan Yunan taarruzu hızla gelişti. 13 Temmuz'da Afyon, 17 Temmuz'da Kütahya ve 20 Temmuz'da Eskişehir Yunanlılar’ın eline geçti. 21 Temmuzda Türk Ordusunun yaptığı karşı taarruzlar gelişemeyince daha elverişli şartlar içince dövüşmek için, bu bir haftalık bunalımlı savaşlardan sonra Türk Ordusu, Mustafa Kemal  emriyle Sakarya doğusuna çekildi. Bu çekilme ve Yunan ilerlemeleri bütün yurtta ve T.B.M.M.'de büyük heyecan uyandırdı. Büyük Millet Meclisinde tartışmalar iyice şiddetlenmişti. Son umudun yitirildiğine inananlar da vardı. Milli davaya zararlı olabilecek bu telaşı yatıştırmak için Büyük Millet Meclisine gereken açıklamalar yapıldı ve ulusa bir genelgeyle şu bildiri yayınlandı :

«Düşmanın ilerlemesi ihtimaline karşı halkın, kesinlikle tereddüt ve kuşku duymasına yer yoktur. Düşmanın Anadolu ve içerlerine doğru uzanmak isteyen kollar mezarlarına yaklaşıyor; bu yeni sefer, düşmanın ölüm yolculuğudur. Tanrının yardımı, yakın olaylar bu sonucu gösterecektir

Bu tedbirlerden başka T.B.M.M.’den on beş kişilik bir heyet cepheye giderek ordunun durumunu yakından gördü ve dönüşte kuvvetlerimizin çok iyi durumda oldukların Mebuslara anlattı. Fakat bütün bu yatıştırıcı çalışmalara rağmen Meclis ileri  geri tartışmalarla dalgalanıp duruyordu. Mustafa Kemal'in, Ordunun başına geçmesi istendi. Milletin ve Meclisin son umudu ondaydı.

Yorum ekle

Sponsor Bağlantılar

   

Tarih,Edebiyat,Genel Kültür...

Dogru Ve Güncel Bilginin Adresi.

http://www.ataturkilkeveinkilaplari.com/