Atatürk'ün Vasiyeti

Atatürk'ün Vasiyetnamesi

ATATÜRK’ÜN VASİYETNAMESİ

Atatürk’ün tek yasal mirasçısı Makbule Atadan’dır. Ancak Atatürk 19 Mayıs 1932 tarihinde kendi isteği üzerine 2307 sayılı özel bir yasa çıkarılmasını sağlamıştır. Bu yasa ile Medeni Kanunda yer alan, mirasçıların haklarını isteğe bağlı olmaksızın koruyan “Mahfuz hisse” kavramı, Atatürk için kaldırılmıştır. Böylece Atatürk'ün aile üyeleri ve akrabaları, kişisel mirasından yararlanamaz duruma gelmiştir. Çıkarılan bu yasa üzerine Atatürk kişisel mirasını dilediği şekilde dağıtabilmiştir.

11 Haziran 1397 tarihinde hazırlattığı

ilk vasiyette, çiftliklerini ve diğer taşınmazlarını millete bırakmıştır. Bu davranışı üzerine ile millet ve meclis adına kendisine bir teşekkür telgrafı Başbakan İsmet İnönü tarafından gönderilmiştir. Aldığı bu telgrafın üzerine Atatürk: “ Söz konusu armağan, yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm armağan karşısında hiçbir değere sahip değildir. Ben gerektiği zaman en büyük armağan olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.” diyerek gelen telgrafı cevaplamıştır.

Atatürk'ün vasiyetnamesinde geçen bazı kalemler kısaca şu şekildedir.

1. Atatürk, Ulus Matbaası’nın tüm demirbaş eşyası ve çevresindeki arsası ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilmesini istemiştir.

2. Bugünkü Hipodrom ve 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki arsalarının, çarşı içindeki otelinin, altındaki dükkânlarla birlikte Ankara Belediyesi’ne verilmesini istemiştir.

3. Birikmiş parasının ve Hisse senetlerinin İş Bankası tarafından faizlendirmesini ve her sene verilecek faizden yaşadıkları sürece kız kardeşi makbule Atadan’a 1000, Afet İnan’a 800, Sabiha Gökçen’e 600, manevi kızları Ülkü’ye 200, Rukiye ve Nebile’ye 100 lira verilmesini istemiştir.

4. Sabiha Gökçen’e bir ev alınmasını ve Makbule Atadan’ın da yaşadığı süre boyunca Çankaya’da oturduğu evi kullanabilmesini istemiştir.

5. İsmet İnönü’nün çocuklarının öğrenimlerini tamamlamaları için gerekli yardımın yapılmasını istemiştir.

6. Faizden kalan paraların da her yıl yarı yarıya Türk Dil ve Tarih Kurumu’na ayrılmasını istemiştir.



Yorum ekle